meyve.biz

Meyveler / Nar / Nar yetiştirme rehberi

Nar yetiştirme rehberi

Yer seçimi

İklim: Tropiklerde her dem yeşil, subtropik iklimde yaprağını döken nar pek çok iklim koşulunda yetiştirilebilir; en uygun yerler yazları uzun ve sıcak, kışları ılık ve yağışlı bölgelerdir. Meyvelerini olgunlaştırmak için yüksek sıcaklık toplamı ister [2, 5]. Çoğu çeşit için zorunlu bir soğuklama ihtiyacı yoktur; soğuğa dayanıklı bazı çeşitlerde yaklaşık 100–150 saatlik soğuklama gerekebilir [5].

Soğuk ve don: Narın kışın yaklaşık –10/–12°C'ye kadar dayanabildiği bildirilmektedir; kışın sıcaklığın bu değerlerin altına düşmediği ve yükseltinin yaklaşık 1000 m'ye kadar olduğu yerler uygundur [5, 6]. Çiçeklenme subtropik bölgelerde nisanda, ılıman bölgelerde mayısta başlar ve hazirana kadar sürer; geç çiçek açtığı için ilkbahar geç donlarından zarar görmez, ancak geç olgunlaşan çeşitler sonbahar erken donlarından etkilenebilir [5].

Yağış ve rüzgâr: Yıllık ortalama 500 mm yağış yeterlidir. Yaz yağışları meyve kalitesini bozar ve özellikle olgunluğa yakın dönemde çatlamaya neden olur. Şiddetli rüzgârlı yerlerde meyveler dikenlerden ve dal sürtünmesinden zarar görebileceği için rüzgârkıran kurulmalıdır [5].

Olgunlaşma süresi: Çeşide göre 80–90 gün ile 180–200 gün arasında değişir; bazı tatlı çeşitler ekşi çeşitlerden 30–50 gün önce olgunlaşır [5].

Toprak

Nar, pek çok meyve türüne göre farklı toprak tiplerine daha kolay uyum sağlar. En uygun topraklar derin, drenajı iyi ve alüviyal topraklardır; kumlu, killi ve kireçli topraklara da uyum sağlayabilir. Çok alkali ve drenajı zayıf topraklar iyi verim ve kalite için uygun değildir [5]. Kum oranı yüksek topraklarda verim, kil oranı yüksek topraklarda meyve rengi azalır [2]. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır; ancak topraktaki tuz birikimi %0,5'in üzerine çıktığında köklerin ölmeye başladığı bildirilmektedir [11].

Çoğaltma

Nar odun çeliği, yeşil çelik ya da tohumla çoğaltılabilir. Tohumdan elde edilen bitkiler ana bitkiye benzemediği için ticari yetiştiricilikte kullanılmaz; en kolay ve başarılı yöntem odun çelikleridir [5]. Kışın bir önceki yılın sürgünlerinden ya da dip sürgünlerinden 20–25 cm uzunluğunda çelikler alınır; en uygun alım zamanı şubat–marttır [2, 5]. Çelikler çeşide göre %60–100 oranında köklenebilir ve köklenme 8–10 hafta sürebilir [2].

Bahçe kurma

Hazırlık: Toprak tesviye edilir, varsa pulluk tabanı dip kazanla kırılır ve derin sürüm yapılır. Sonbaharda 40–60 cm derinlik ve çapta çukurlar açılır, üst toprak ve yanmış çiftlik gübresi karışımıyla doldurulur. Sıraların kuzey–güney yönünde olması güneşlenme ve havalanmayı iyileştirir [2].

Dikim aralığı: Dikim aralıkları 2 ile 6 m arasında değişir; kapama bahçelerde en yaygın olarak 2,5×4 ya da 3×4 m kullanılır. Kuvvetli büyüyen çeşitlerde ya da güneşlenmenin yetersiz olduğu yerlerde 6×6 m'ye kadar çıkılabilir [5]. Sık dikimde ağaçlar birbirini gölgeleyerek meyve rengi oluşumunu yavaşlatır ve bakım ile hasat güçleşir [5].

Dikim: Fidanlar sonbaharda yaprak dökümünden başlayarak kış boyunca ve erken ilkbaharda dikilebilir; kışı çok soğuk geçmeyen yerlerde sonbahar dikimi daha uygundur. Odun gözleri erken sürdüğü için ilkbahar dikiminde geç kalınmamalıdır [5]. Dikimde sürgünün tepesi 50–60 cm'den alınır ve fidan başına 20–25 litre can suyu verilir [2].

Çiçek yapısı ve tozlanma: Narda iki tip çiçek bulunur: dişi organı işlevsiz, erkek işlevli çiçekler ile meyveyi oluşturan erdişi çiçekler. Bir ağaçtaki erkek işlevli çiçeklerin sayısı erdişi çiçeklerden 1,5–4,5 kat fazla olabilir. Çiçeklenme iki ila dört dalga halinde gerçekleşir ve en kaliteli meyveler ilk dalgadaki erdişi çiçeklerden oluşur [4]. Nar kendine verimli bir türdür ve başlıca arılarla tozlanır [4]; tek çeşitle kurulan bahçelerde bile yeterli meyve tutumu olur, ancak birden fazla çeşit verim ve kaliteyi artırır [2].

Sulama ve gübreleme

Sulama: Nar uzun süre kuraklığa dayanabilir; kurak koşullarda yaşamını sürdürse de verimi düşüktür, sulandığında ise kuvvetli gelişip bol ürün verir. İyi kalite için gelişme dönemi boyunca her seferinde aynı miktarda olacak şekilde düzenli sulama yapılmalı; özellikle yaz sonu ve sonbahar başında yeterli toprak nemi sağlanırsa çatlayan meyve sayısı azalır [5]. Ülkemizde nar bahçeleri genellikle karık usulüyle sulanır; damla ve alttan yağmurlama sistemleri daha düzenli bir sulama sağlar. İlk dikim yılında daha sık sulama yapılmalıdır [5]. Hasattan 10–15 gün önce son sulama verilmelidir [2].

Gübreleme: Gübreleme programının, yapılacak toprak ve yaprak analizlerinin sonucuna göre bir uzmanla belirlenmesi uygundur. Ancak kaynaklara göre genç bir nar ağacının yıllık saf azot ihtiyacı yaklaşık 50–100 g, verim çağındaki bir ağacınki ise 225–450 g arasında verilmektedir; fosfor için genç ağaçlarda 75–125 g, verim çağında 100–250 g; potasyum için genç ağaçlarda 20–75 g, verim çağında 75–500 g gibi geniş aralıklar bildirilmektedir [3, 5, 11]. Bu geniş aralıklar, miktarın analizle belirlenmesinin önemini göstermektedir. Azot kış sonu ve haziranda iki defada verilebilir; yetiştirme döneminin sonuna doğru azot verilmemelidir, çünkü geç azot meyve olgunlaşmasını geciktirir ve bitkinin soğuktan zarar görmesine yol açabilir. Fosfor ve potasyum kış aylarında taç izdüşümüne 20–30 cm derinliğe uygulanır [5]. Aşırı azot sürgün gelişimini gereğinden fazla artırarak verimi ve meyve rengini düşürür, meyvenin çatlamaya karşı duyarlılığını artırır [5, 11]. İlk yıllarda dekara 10–15 m³, ileriki yıllarda 25–30 m³ iyi yanmış çiftlik gübresi önerilmektedir; bakla ve fiğ gibi bitkilerle yeşil gübreleme de yararlıdır [5].

Bitki besleme hataları verimi düşürmenin yanı sıra meyve çatlaması, dane kararması ve güneş yanıklığı gibi sorunları da artırabilir [11].

Budama ve terbiye

Doğada genellikle çalı formunda gelişen nar budanmadığında kuvvetli gelişir ve verime geç başlar; çalı formu ticari yetiştiricilik için uygun değildir [5]. Tek gövdeli yetiştiricilikte dip sürgünlerinden en güçlüsü ya da fidanın gövdesi bırakılır, ağaca goble sistemine benzer bir şekil verilir; çok gövdeli yetiştiricilikte ise 5–6 gövde bırakılır. Her iki sistemde de tepe alma yapılmalıdır; aksi halde ağaç yüksek gövdeli bir şemsiye şeklini alır ve bakım ile hasat güçleşir [5].

Şekil budaması: Dikimden sonraki 2–3 yıl içinde yapılır. Yeni dikilen fidanların tepesi 50–60 cm'den kesilir ve değişik yönlere dağılmış 3–5 ana dal seçilir; en alttaki dal topraktan 20–25 cm yükseklikte olmalıdır [1, 2].

Verim budaması: Dip sürgünleri ve oburlar yılda en az iki kez, erken ilkbaharda ve haziran–temmuzda temizlenmelidir [2]. Nar çok sık bir taç oluşturduğu için gerekirse taç içinde seyreltme yapılmalı; önce kurumuş ve hastalıklı dallar alınmalıdır. Bir yıllık dallarda kısır, iki yıllık dallarda verimli çiçekler oluştuğu dikkate alınmalıdır [5].

Gençleştirme: Narlar 20–30 yaşlarında verimden düşer; ancak kök boğazından çıkan yeni sürgünlerle 100 yılı aşkın süre verimli kalabilir. Bu durumda yaşlı gövdeler dipten kesilerek yeni sürgün oluşumu teşvik edilir [1].

Hasat

Nar meyveleri çeşide göre genellikle ağustos ile ekim arasında olgunlaşır; ülkemizde hasat çoğunlukla eylül–kasım aylarında yapılır. Olgunluk; kabuk ve danenin çeşide özgü rengi alması, meyve tacı ucunun ve erkek organların kuruması ve çeşide özgü şeker/asit oranının oluşmasıyla anlaşılır [5]. Nar koparıldıktan sonra olgunlaşmadığı için olgun meyveler toplanmalı; meyveler makasla, sapı mümkün olduğunca kısa kesilerek alınmalıdır [5].

Narda 2–3 çiçeklenme dönemi olduğu için ilk çiçeklerden oluşan en iri meyveler daha önce olgunlaşır. Tüm meyvelerin olgunlaşması beklenirse ilk meyvelerde çatlama görülebilir; bu nedenle hasat 2–3 kez yapılmalıdır. Çatlamadan kaçınmak için erken hasat yapmak ise kaliteyi ve verimi düşürür [5].

Depolama bilgileri için nar sayfasındaki Depolama bölümüne bakabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu sayfadaki atıfların tam künyeleri nar sayfasının kaynakçasında yer alır.